Ana SayfaCad/Cam/Cae HaberleriBilim/Teknoloji HaberleriOtomotiv HaberleriİlanlarOnline DerslerDownloadİletisim





Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
DOWNLOAD
FORUM
MAKALE
İLANLAR
TURKCAD REHBER
Link Rehberi
Sektor Rehberi
2008 Fuar Rehberi
Site Haritasi
TURKCAD TANITIM
Kitap Tanitimlari
Torna Tezgahlari
Cnc Tezgahlari
HABERLER
Cad/Cam/Cae Haberleri
Bilim/Teknoloji Haberleri
Otomotiv Haberleri
MALZEME BILGISI
Çelik Malzemeler
Plastik Malzemeler
Dokum Malzemeler
Genel Malzemeler
DERSLER
Catia V5 Dersleri
UgsNx 4/5 Dersleri
SolidWorks Dersleri
Rhino 3D Dersleri
Photoshop Dersleri
M.Desktop Dersleri
AutoCad Dersleri
Frehand Dersleri
3d Studio Max Dersleri
Inventor Dersleri
Flash Dersleri
PLC Prog. Dersleri
Her Yonu Ile ADSL
Bilgisayar Parcalari
Donanim Dersleri
Genel Dersler
ROBOTIK
Giris
Robot Nedir?
Robot Tarihi
Robotlarin Siniflandirilmasi
Tutucular ve Sinirlayicilar
Uygulama Alanlari
Kullanim Avantajlari
SAC KALIPLARI
Sac Kaliplari Hk.
Cnc Teknolojisi
Önsoz
Cnc Tez. Tarihcesi
Cnc Nedir?
Cnc Takim Tezgahlari
Cnc Tez. Avantajlari
Cnc Tez. Dezavantajlari
Cnc nin Kullanim Alanlari
CNC TEZGAHLARI
Cnc Torna Tezgahlari
Cnc Freze Tezgahlari
Cnc Isleme Merkezleri
Cnc Matkap Tezgahlari
Cnc Taslama Tezgahlari
Cnc Pres/Zimba Deliciler
Cnc Nokta Kaynak Mak.
Diger Cnc Takim Tez.
DIGER CNC BILGILERI
Cnc lerde Bakim
Cnc lerde Takim Secimi
Cnc lerde Is Baglama
Cnc lerde Programlama
Tezgah Secimi
GENEL BILGILER
Cad-Cam Nedir?
DNC Nedir?
Kojenerasyon Nedir?
Fanuc G Kodlari
PROJE YON. NEDIR?
Proje Yon. Nedir 1
Proje Yon. Nedir 2
TKY Nedir?
TKY Bolum 1/2/3
TKY Bolum 4
TKY Bolum 5/6
TKY Bolum 7
TKY Bolum 8/9
TKY Bolum 10
Ergonomi Nedir?
Ergonomi 1
Ergonomi 2
Ergonomi 3
Ergonomi 4

WEB
www.turk-cad.com
SON 5 ILAN
makina tasarımı -teknik resim çizimi
Ticari Talepler-Fason (20.09.2008)
TASARIM DERSLERİ VE MAKİNA TASARIMI
Ticari Talepler-Muhendislik (20.09.2008)
CNC CNCROUTER EUROCNC
Ticari Talepler-Cnc (31.07.2008)
Isıl İşlem
Ticari Talepler-Fason (18.06.2008)
isvicre tipi tezgahlarda fason parca uretimi
Ticari Talepler-Cnc (12.06.2008)


 
= Resimli İlan
ETIKETLER
properties gelismeler calisanin almasi turune aile ustun lerde olma acik boyutlarda diye kuma they belirler adresi yogunluk boyutlu demirler aktif

Joomla Modul

Online Ziyaretciler
Şuanda 4 misafir ve 1 üye bağlı
Site Bilgileri
Üyeler: 1407
Haberler: 1120
Web Linkleri: 139
Tavsiye Siteler
Hücrelerle Üretim ve Yönetim E-posta

Son yıllarda, hücrelerle üretim ve yönetim, yalın düşüncenin de yaygınlaşması ile giderek ilgi odağı olmaktadır. Bu yazı dizisinde, yazarın geçmiş on yıl içerisinde, altı üretim sisteminde başlattığı ve içinde bulunduğu hücre tasarımı ve uygulamaya alma projelerinin ayrıntılı bir şekilde açıklanması, karşılaştırılması ve değerlendirilmesi yapılacaktır.

Yazıda, ilk aşamada, hücresel üretim fikrinin oluşması, neden gereksinim duyulduğu, hücre yapısı ve özellikleri açıklanacaktır.

Üretim hızı esnekliği

Hücrede çevrim süresini değiştirebilme yeteneğinin bulunması, üretim hızı esnekliğinin varlığını göstermektedir. Hücre çevrim süresi, hücrede tamamlanarak çıkan sağlam (kusursuz) iş parçalarının çıkışları arası süresidir. Bir bakıma, hücrenin temposu olarak görülmektedir. Bu çevrim süresinin değiştirilebilme yeteneği, başka bir deyişle üretim hızının değiştirebilme esnekliği, son derece önemlidir. Ürün talep hızı, müşterinin bizden istediği çevrim süresini belirler. Müşteri çevrim süresine, “Takt süresi” denmektedir. Takt kelimesi, ilk kez Toyota Üretim Sisteminin mucidi olan ve yalın üretimin temellerini atan Taiichi Ohno tarafından kullanılmıştır. Taiichi Ohno, çevrim süresi ile karışmaması için, müşteri çevrim süresine takt süresi ismini vermiştir. (Edwards ve diğerleri, 1993). Takt, Almanca kökenli bir kelimeden gelmekte ve tempo anlamını taşımaktadır. Tasarlayacağımız hücreler, değişen takt sürelerine cevap verecek biçimde, çevrim sürelerini değiştirebilecek yeteneklere sahip olmalıdır. Bunun için işgören esnekliği yardımıyla işgören baskın hücrelerin tasarlanması gerekmektedir.

Bunu açıklayabilmek için, bir örnek üretim hücresini ele alalım (Şekil 3). Hücre beş farklı makinadan oluşmaktadır. Hücredeki parça ailesinin, bu beş farklı makinayı sıra ile izleyerek işlendiklerini ve makinaların otomatik olduklarını varsayalım. Makinalar otomatik olduğundan, işgörenin makina başında makinayı seyretmesine (beklemesine) gerek yoktur. Bu durumda işgörenin yaptığı işler, makinayı yüklemek, boşaltmak ve makinalar arası yürümektir. Hücrede tek işgören çalışıyorsa ve işgören makinayı beklemiyorsa, işgörenin hücredeki tek bir turunda bir iş parçası tamamlanır. Başka bir ifadeyle işgörenin bir turu, hücre çevrim süresini oluşturur. Şekil 3’de görüldüğü gibi, yükleme/boşaltma ve yürüme sürelerinin toplamı, 130 saniye olduğundan, hücre çevrim süresi de 130 saniye olur.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, en uzun işleme süreli makinadır. Bu makinanın örnekte freze tezgahı (F1 veya F2) olduğu görülmektedir. Eğer hücrede tek bir freze tezgahı bulunsa idi, freze tezgahındaki işleme süresi 160 saniye olduğundan, 130 saniyelik çevrim süresi gerçekleşemezdi. İşgören turu sırasında freze tezgahının önüne geldiğinde, daha önceden tezgaha yüklediği iş parçasının işlenmesi tamamlanmadığından, işgören tezgahı bekler. Dolayısı ile 130 saniyelik çevrim süresi gerçekleşmez. Ancak aynı tezgahtan iki tane bulunursa, etkili işleme süresi 160/2=80 saniyeye düşer. Bu durumda, 130 saniyelik çevrim süresi gerçekleşir. Görüldüğü gibi, takt süresine göre üretim yapmak isterken, bazı durumlarda makina sayısının artması gündeme gelebilir. Hücresel üretimde, makina kullanım oranlarının yüksek tutulması, önemli bir performans ölçütü değildir. Önemli olan müşteriye yönelik performansı artırmaktır. Kaldı ki hücre içinde arttırılan makinalar, sadece parça ailesinin ilgili işlemelerini yapabilen ve küçük makinalar olmalıdır. Gelişmiş, her işi yapabilen pahalı makinalar tercih edilmez.

Eğer takt süremiz de 130 saniye ise, iki freze tezgahına ve bir işgörene ihtiyaç bulunmaktadır. Bu şekilde hücre çevrim süresi 130 saniye olmakta ve tam zamanında üretim (ne geç, ne erken, ne eksik, ne fazla) gerçekleşmektedir. Eğer takt süremiz 100 saniyeye düşer, başka bir deyişle talep hızı artarsa, bu kez hücrenin imalat hızını arttırmamız için, hücreye ek bir işgören atamamız gerekir. Böylece işgörenlerin hücre içindeki tur süreleri kısalacak ve dolayısıyla hücre çevrim süresi düşecektir. Bu aşamadaki sorun, işgörenlerin bakacağı makinaların ve yörüngelerinin belirlenmesidir (Chen, 1992 ve Chen, 1991). Atama sırasında, mümkün olduğu kadar takt süresine yaklaşacak bir şekilde işgören iş yüklerini (yükleme, boşaltma, yürüme ve varsa işlem) atamak ve işgörenler arası iş yükü dengesizliğini azaltmak gereklidir.

Özetle hücremiz, işgören baskın bir yapıdadır. Hücreden istenen de budur. Hücredeki işgören sayısını arttırdığımızda, hücre çevrim süresi düşebilmekte, azalttığımızda ise, çevrim süresi uzamaktadır. Böylece takt süresine göre, hücremizin üretim hızını değiştirebilmekteyiz. Başka bir deyişle hücremizde üretim hızı esnekliği bulunmaktadır. Esnekliğimiz ise, en uzun makina işleme süresi ile kısıtlı kalmaktadır. Örneğimizde hücre çevrim süresi 160/2=80 saniyeye kadar düşürülebilmektedir. Ancak işgören esnekliğini, işgörenlerimize kazandıramamış isek, doğal olarak üretim hızı esnekliğinden de faydalanamayız.

Burada dikkat edilmesi gereken konulardan biri de şudur: Eğer söz konusu örnekteki altı makina yerine, aynı işleri yapabilen pahalı bir işleme merkezi alırsak, bu işleme merkezindeki işleme süreleri toplamı, Şekil 3’deki tablodan izlendiği gibi, 350 saniye olacaktır. Bu ise, makina çevrim süresinin, (350 saniye + yükleme ve boşaltma süresi) olduğu anlamını taşır. Oysa ki biz hücresel üretimle paralel işlemeler sayesinde, örnekte olduğu gibi, 80 saniyeye kadar düşebilen, farklı çevrim süreleri ile üretim yapabilmekteyiz. Satın aldığımız süper makina, üretim hızı esnekliğimizi kaybettirmiş olmaktadır. Ayrıca pahalı olması nedeniyle şirketimizi bir finans yükü içerisine de sokabilir. Paranın maliyetinin çok yüksek olduğu ülkemizde, bu çeşit yatırımlar konusunda yazıda bahsedilen analizlerin de yapılmasında büyük fayda bulunduğunu vurgulamamızda yarar vardır.

Dışsal rotalama esnekliği

Bir üretim sisteminde, talep değişimi başta olmak üzere çok farklı nedenlerle çeşitli makinalar darboğaz haline gelebilir. Hücrelerle üretim yapılan bir ortamda ise, makina düzeyindeki düşünce yapısı, yerini hücre düzeyi boyutuna bırakır. Böyle bir ortamda da doğal olarak çeşitli hücreler, darboğaz haline gelebilir. Darboğaz hücredeki iş yükünü azaltmak için, söz konusu hücreye gelen ve darboğaz oluşmasına neden olabilecek bir kısım iş parçalarının, başka hücreler tarafından kabul edilebilmesi gerekir. Dışsal rotalama esnekliği, iş parçalarının kendi hücreleri dışında, farklı hücreler tarafından işlenmek üzere kabul edilebilme yeteneği olarak tanımlanabilir (Tilsley ve Lewis, 1977). Dışsal rotalama esnekliğinin kazandırılması, hücrelerin tasarımı aşamasında düşünülmelidir. Ancak ülkemizde 44 firma ve 207 hücrede yaptığımız saha analizi şeklindeki bir araştırma çalışmasında, dışsal rotalama esnekliği ölçütünün, tasarım sürecinde 5 üzerinden, 1.56 ortalama değer ile en düşük oranda dikkate alınan bir ölçüt olduğunu ortaya çıkarmıştır (Durmuşoğlu ve diğerleri, 2003)

İçsel rotalama esnekliği

İçsel rotalama esnekliği, hücre içinde bir makinada işlem görecek bir işin, yine hücre içinde farklı alternatif makinalarda işlem görebilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Böyle bir esneklik de hücre içinde oluşabilecek darboğaz makinaları engellemede yararlı olabilmektedir. Ayrıca hücre yerleşim düzenlemesi sırasında alternatif makinalar, daha önce bahsedilen ardışık hareketleri maksimum yapacak ve geriye dönüşleri yok edecek şekilde kullanılabilir (Aneke ve Carrie, 1986).

Süreç esnekliği

Süreç esnekliği, yeni tasarlanmış iş parçalarının, mevcut hücreler tarafından kabul edilip işlem görebilmesi yeteneği olarak tanımlanabilir (Vakharia ve Wemmerlöv, 1990). Hücrelerde kullanılan makina ve tesislerin genel amaçlı olup olmaması ile ilgili bir esnekliktir. Tasarım sırasında, hücreye seçilen makinalara bağlıdır. Doğal olarak hücre ömrünün uzunluğunu etkiler ve tasarımda göz önüne alınmalıdır.

Hücre boyutu

Hücre boyutu, hücreye atanacak makina ve/veya iş istasyonu sayısına bağlıdır. Çok fazla sayıda küçük boyutlu hücrelerin sistemde bulunması, kullanılacak ekstra makina yatırımını ve bazı durumlarda hücreler arası iş parçası akışı miktarını arttırır. Buna karşılık hücrelerin üretim kontrolü kolaylaşır. Büyük boyutlu hücrelerde de ekstra makina ihtiyacı ortadan kalkarken, üretim kontrolü zorlaşabilir. Genellikle hücrelerde rastlanan makina sayıları 2-10 adet arasındadır (Wrennall ve Lee, 1994). Hücre boyutu, hücre tasarımı sırasında göz önüne alınması gerekli en önemli ölçüttür. Ne yazık ki, hücre boyutunun saptanması konusunda, sonuca götürücü bilimsel çalışma ve yöntemler bulunmamaktadır. Tasarım aşamasında, senaryo şeklinde hazırlanacak alternatif hücre boyutları için analizler yapılarak hücresel üretimin performansı değerlendirilebilir.

Küçük parti üretimi

Müşteriler tarafından istenen ısmarlama seri üretim, küçük parti üretimini gerekli kılmaktadır. Bilindiği gibi, üretim partiler halinde yapılmaktadır. Çünkü belirli bir ürün için, üretim hızımız, talep hızından büyüktür. Büyük parti miktarları ile üretim yaparsak, genellikle stok için çalışmış oluruz. Bu da üretim maliyetlerimizi yükseltecek ve imalat sistemi disiplinini bozacaktır. Bu nedenle küçük parti miktarları ile üretim yapmalıyız. Doğal olarak büyük ve küçük parti miktarı, ilgili üretim sisteminin ürettiği ürün çeşidi ile ilgilidir.

Büyük ve küçük parti üretimlerine günlük hayatımızdan da örnekler verebiliriz. Örneğin sinemalar. Sinemalar, geçmiş 70’li, 80’li yıllarda çok büyük salonlar halinde düzenlenmekteydi. Başka bir deyişle büyük parti üretimi veya kütle üretimi söz konusu idi. Ancak son yıllarda özellikle cep sinemaları yaygınlaşmıştır. Çünkü çok çeşitli filmler, çok sayıdaki yerel sinemalar tarafından insan beğenisine sunulmaktadır. İnsanlar farklı filmleri, kendi ikametgahına yakın bir yerde, fazla zahmet göstermeden ancak küçük salonları dolduracak sayıda izlemektedir. Özetle sinemalarda da küçük parti üretimi geçerlidir. Çünkü cep sineması sisteminin çıkış kaynağı, müşterinin değer tanımıdır. Üretim sistemlerinde de müşterinin değer tanımı dikkate alındığında, sistem daha küçük parti üretimleri yönünde zorlanmaktadır.

Hücresel üretimle iş parçasının sistem içindeki dolaşımı azalmıştır. Ayrıca hücreye gelen iş parçası ailesi, parça çeşidini sınırladığından, hücre hazırlık süreleri, hazırlık işlerinin daha önceki yapıya göre daha kolay yok edilmesi ile kısalabilmektedir. Her iki özellik, küçük parti üretimini kolaylaştırır. Böylece hücresel üretimle büyük parti üretiminden kurtulmuş ve imalat temin sürelerinin kısalması için gerekli ortam sağlanmıştır. Hücresel üretimde hücreler arasındaki küçük parti üretimi, hücre içinde kendisini tek parça akışına bırakır. Hücreler arası akıştaki parti miktarına, imalat parti miktarı; hücre içindeki parti miktarına ise, transfer parti miktarı denir. Parti miktarının düşmesi ile özellikle parti gecikmesi azalır. Örneğin transfer parti miktarı 100 ise, 99 tane bir makinada işlenmiş parça, makinada en son işlenecek parçayı bekler. Bu da, temin sürelerinin istenilmeyen bir biçimde uzamasına neden olur.

Hücresel üretimde, hücre içinde makinalar, tamamen birbirine yakın olduklarından tek parça akışı (transfer parti miktarı: bir) gerçekleşir ve bu durumda parti gecikmesi oluşmaz. Hücresel üretimde tek parça akışı ile temin sürelerinin ne oranda düşebildiği, Şekil 4’de gösterilmektedir. İş parçası, A,B,C ve D makinalarından geçerek üretilmektedir. Şekil 4’ün solunda, makinalar fonksiyonel düzende bulunduklarından birbirlerinden uzaktır.

Bu nedenle beş adetlik parti içindeki parçalar, teker teker makinalar arasında dolaştırılamaz. Dolaştırıldığı durumda, malzeme taşımalar kabus haline gelir. Bu nedenle partiler halinde taşınması gerekir. Basit hesaplama yapmak için, her makinada, her parçanın işlem süresi 1 dakika olsun ve makinalar arası malzeme taşıma sürelerini de ihmal edelim.

Bu durumda Şekil 4’den de görüldüğü gibi, parti temin süresi 20 dakikadır. Ancak söz konusu makinaları aynı hücre düzeni içine aldığımızda, tek parça akışı gerçekleştirilebilir. Şekil 4’ün sağ tarafından da görüldüğü gibi, parti temin süresi 8 dakikaya düşer. Temin süresindeki düşüş, yüzde 60 düzeyindedir.

Sonuç olarak küçük parti üretiminin yapılıp yapılamayacağı, imalat sisteminin tasarımına bağlıdır. Müşterinin istediği, düşük maliyet ve yüksek hız, ancak ve ancak küçük parti üretiminin gerçekleşmesine, bu da hücrelerle üretim sisteminin etkin tasarımına dayanır.

Hücre özerkliği

Hücrelerin gerçekleştirmek zorunda olduğu metot, planlama, satın alma, bakım, kalite güvence ve bütçeleme gibi üretim fonksiyonları, merkezi bir örgüt yapısıyla karşılanabilir. Ancak bu durumda, hücreler yardımıyla imalat sisteminde merkezi olmayan bir yapı sağlanmasına karşın, bu yapı tüm üretim sistemine genişletilememiş olmaktadır. Başka bir deyişle imalat sistemi ile üretim fonksiyonları bütünleştirilememiştir. Bu şekildeki örgüt yapısında, imalat temin süreleri kısaltılmış olsa bile, ofis işlemleri ile ilgili merkezi yapıdan dolayı halen katma değeri olmayan birçok faaliyet söz konusudur. Bu da üretim ve müşteri temin sürelerinin yeterince kısaltılamamasına neden olmaktadır. Bir üretim şirketinde, siparişin alınmasından imalat sistemine işin gönderilmesine kadar geçen temin süresi, müşteri temin süresinin yarısından daha fazla olduğu belirtilmektedir (Suri, 1998). Böylesine sistem performansında önemli rol oynayan ofis işlemleri ile ilgili temin sürelerinin kısaltılması için de merkezi olmayan örgüt yapılanması şarttır. Bunun için, bir veya birkaç hücreye iliştirilen bir takım oluşturulur. Bu takım, üretim fonksiyonlarının büyük bir kısmını, merkezi otoriteden özerk bir şekilde gerçekleştirir. Böylece hücreler özerkleşmeye başlamış olmaktadır. Hücre özerkliği, hücrelerle yönetim felsefesi için gerekli en önemli hücre özelliğidir.

Böylece merkezi yapıdan, hücrelere yetki devri veya başka bir deyişle yetki göçertmesi başlamış olmaktadır. Hücreye iliştirilmiş takımın, aynı ofis alanında beraberce oturmaları ise, ofis hücrelerini oluşturmaktadır. (Hyer ve Wemmerlöv, 2002, Suri, 1998). Takım içinde gerekli olacak iletişim ve kontrol için, merkezi yapılarda olduğu gibi, bilgisayar kullanmaya, e-posta atmaya, beklemeye ve genel gider tüketmeye ihtiyaç yoktur. Çünkü insanlar, takım olarak yan yana oturmakta, birbirini bütünleyen farklı üretim fonksiyonlarını gerçekleştirirken birbirleri ile konuşarak iletişim ve kontrolü sağlamaktadır. İletişim ve kontrol, süreç tasarımının içinde kurulmuştur. Böylece takım içinde maliyet düşüşü ve yüksek hız (çeviklik) sağlanacaktır.

Merkezi örgüt yapısı ile hücresel yapıyı açıklayan basit bir örnek, Şekil 5’de gösterilmektedir (Wissema, 1992). Fonksiyonel örgüt yapısında, satış bölümü piyasa ile temastadır. Standart dışı bir ürüne ihtiyaç duyulursa, üretim ve geliştirme bölümleriyle temas gerekecektir. Sonuçta karmaşık danışma biçimleri ortaya çıkacak, sorumluluklar bulanıklaşacak, kararlar temin süresi uzun olan ürünler haline gelecek, başka bir deyişle faaliyetler, yetkiyi bekleyecektir. Hücresel örgüt yapısında ise, belirli ürün grupları, genellikle de müşteri grupları için, ofis hücreleri kurulmuştur. Hücre içindeki her elemandan, satış, üretim ve geliştirme fonksiyonları beklenmektedir. Çok fonksiyonlu veya çok becerili işgören yapısı söz konusudur. Bu bir anlamda, insan zekasının serbest bırakılmasıdır. Daha önceden sadece tek bir fonksiyona tıkılıp kalan insan, şimdi birçok fonksiyonla ilgili iş görebilmektedir. Girişimcilik ve dolayısıyla iş tatmini artmıştır.

Büyük şirketlerde, büyük maaşlarla çok başarılı olarak çalışan insanların, belirli fonksiyonlara tıkıldıklarından, bazen işlerinden ayrılıp kendi işlerini kurduklarına sıkça rastlanmaktadır. Buradaki asıl neden maddi değil, insanın girişimciliğini yaşamak istemesidir. Şirketlerin başarılı insanları kaybetmemesi için, ofis hücreleri ile üretim sistemi içinde de benzer girişimciliği yaşatma imkanları bulunmaktadır.

Ek olarak Wissema (1992)’ın merkezi olmayan yapıların başarılı olması için söylediği sözü hatırlamakta fayda vardır :

“Merkezi olmayan bir yapıyı başarılı kılmak için üst düzey açısından “yap” listesinin en başında gelen madde, “fazla şey yapmamak”tır.

Ordu teşkilatındaki klasik birliklerle özel birliklerin durumunu karşılaştırarak fonksiyonel örgüt yapısındaki bölümlerin, özerkliğini elde etmiş, başka bir deyişle yetkilendirilmiş takımlara geçmek ile neler kazanabileceğini tahmin etmek mümkündür. Tablo 2, farklı özelliklerine göre klasik birliklerle özel birliklerin karşılaştırmasını yapmaktadır (Delipınar, 1999).

Özel bir muharebe birliği, gerek yapısal, gerekse işleyiş bakımından klasik bir muharebe birliğinden farklıdır. Klasik bir muharebe birliği genel olarak tek bir amaç için teşkilatlandırılmış (mayın temizleme, tahrip, zırhlı birlik, manevra birlikleri vb.) ve bir muharebe esnasında faaliyetleri diğer unsurların faaliyetlerine bağımlı olan, emir komuta zinciri katı, inisiyatif kullanma oranı düşük, muharebe teçhizatları özel birliklerin teçhizatlarına oranla daha eski ve sayıca daha kalabalık birlikleri temsil eder. Özel birlikler ise, personel sayısı azaltılmış, fakat eğitim sürelerinin uzunluğu ve başlangıçta kaliteli personel alımı ile etkinliği arttırılmış, daha yüksek vuruş gücüne sahip silahlar ile daha hafif teçhizat ve optik, elektro optik muharebe cihazlarına sahip, bağımsız görev yapabilme özelliği bulunan, inisiyatif kullanma oranı yüksek ve değişik görevleri başarabilme kabiliyeti olan birliklerden oluşmaktadır.

Klasik birliklere göre görevlerin, özel birliklerle çok daha kısa zaman alması (temin sürelerinin kısa olması) en belirgin gelişmedir. Özel birliklerle görevler, farklı yöntemler (yetki devri, inisiyatif kullanma, eğitim süresi vb. gibi) uygulanarak çok daha kısa zamanda gerçekleştirilmektedir. Temin süresi (görevin başarılma süresi) düşüşü, yüzde 80 gibi çarpıcı bir orandır. Ofis hücreleri ve üretim hücrelerinde de benzer başarılar rahatlıkla sağlanabilir (Durmuşoğlu ve Kulak, 2003).

(Devam edecek ...)

Kaynakça

Chen, H. (1992) A Petri-Net Based State-Transition Model for an Optimal Operator Cyclic Walking Pattern Development in GT Cells, International Journal of Production Research, 30, 10, s. 2381-2399.

Chen, H. (1991) A Mixed Integer Programming Model for Operator Cyclic Walking Pattern Development in GT Cells, Computers & Industrial Engineering, 20, 1, s. 77-88.

Edwards, D. K., Edgell, R. C. ve Richa, C. E. (1993) Standard Operations - The Key to Continuous Improvement in a Just-In-Time Manufacturing System, Production and Inventory Management Journal, 34, 3, s.7-13.

Baudin, M. (1996) Supporting JIT Production with the Best Wage System, IIE Solutions, s. 30-35.

Black, J T. (1988) The Design of Manufacturing Cells (Step One to Integrated Manufacturing Systems), Proceeding of Manufacturing International ‘88, Cilt III, s. 143.

Durmuşoğlu, M. B. ve Kulak, O. (2003) Planning and Implementation of Office Cells Using Axiomatic Design Principles, Proceedings of the World Symposium on Group Technology/Cellular Manufacturing, (yayınlanacak).

Delipınar, Ş: (1999) Özel Birlik Kuvvetlerinin Esnek Yapılanması ve Stratejik Öneriler, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Savunma Teknolojileri Ana Bilim Dalı, Basılmamış Yıl İçi Ödevi.

Durmuşoğlu, M. B., Kulak, O. ve Balcı, H. (2003) Türkiye’de Hücresel Üretim Uygulamalarının Analizi ve Değerlendirilmesi, Endüstri Mühendisliği Dergisi. (yayınlanacak).

Durmuşoğlu, M. B., Kulak, O. ve Erdoğan, M. N. (2000) Teknik Plastik Parça Üreten Bir Sistemde Değer Akışı Haritalandırma ve Kanban Sistemi Uygulaması, Yöneylem Araştırması ve Endüstri Mühendisliği XXI. Ulusal Kongresi, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Gazimağusa, K.K.T.C.

Hines, P., Silvi, R. ve Bartolini, M. (2002) Lean Profit Potential, Lean Enterprise Research Center, UK

Hyer, N. ve Wemmerlöv, U. (2002) Reorganizing the Factory, Competing Through Cellular Manufacturing, Bölüm 18, Productivity Press, Portland.

Suri, R. (1998) Quick Response Manufacturing, Bölüm 11, Productivity Press, Portland.

Suzaki, K. (1987) The New Manufacturing Challenge, Techniques for Continuous Improvement, Bölüm 4, The Free Press.

Tilsley, R. ve Lewis F. A. (1977) Flexible Cell Production Systems - A Realistic Approach, Annals of the CIRP, 25, 1, s. 269-271.

Vakharia, A. J. ve Wemmerlöv, U. (1990) Designing a Cellular Manufacturing System: A Materials Flow Approach Based on Operation Sequences, IIE Transactions, 22, 1, s. 84-97.

Wissema, H. (1992) Ünite Yönetimi, Desantralize Şirkette Girişimcilik ve Koordinasyon, Çeviren: Belkıs Çorakçı, AD Yayıncılık, 1996, s. 49.

Wrennal, W. ve Lee, Q. (1996) Handbook of Commercial and Industrial Facilities Management, Bölüm 6, McGraw-Hill.

Kaynak : www.bilesim.com.tr

 
< Önceki   Sonraki >

ONLİNE DERSLER

UNIGRAPHICS DERSLERÝ SOLIDWORKS DERSLERÝ INVENTOR DERSLERÝ 3DS MAX DERSLERÝ OFFICE DERSLERÝ FLASH DERSLERÝ DREAMWEAVER DERSLERÝ
CATIA V5 DERSLERI CNC GOSTERÝLERÝ MESLEK TERCÝHLERÝ EÐÝTÝM VÝDEOLARI AUTOCAD DERSLERÝ WINDOWS VISTA DERSLERÝ JOOMLA DERSLERÝ FIREWORKS DERSLERÝ

Bu Site Tamamen Kişisel Bir Sitedir

CADCAM de Türkiye nin Yeni Sesi www.turk-cad.com