|
iÃ? ARACLARININ YA DA ALETLERiNiN BOYUTLARI: isyeri tasariminda, ya da insanlarin arac ve gerecleri kolaylikla kullanabilmelerini saglamak icin, bu arac ve gereclerin, insanin anatomik, fizyolojik ve psikolojik ozelliklerine ve kapasitesine uygun olarak tasarimlanmasi gerekir.Calisanin boyuna gore cok yuksek veya alcak olan is tezgahi, kendine uzakta kalan alet ve kumanda kollari sebebiyle, egilme, uzanma, kalkma gibi hareketler iscinin durus dengesini bozar ve yorgunluga yol acar. Ayni sekilde alet saplarinin gereginden ince ya da kalin olmasi, ayar dugmelerinin, direksiyon simidinin cok kucuk veya buyuk olmasi onlarin avuc icinde tam gucle kavranilmasini engeller, bir oto kaportasinin yeterince acilamamasi o motor uzerinde yapilacak bir ariza giderme calismasini zorlastirir. Calisma yerlerinin duzenlenmesinde insan olculerini goz onune alinirken insan, yeni bastan tasarlanamayacagina gore onun olculerinin dagiliminin bilinmesi makinelerinin ve dolayisiyla insan-makine sistemleri tasariminin on kosuludur. is hayatinda is tezgahinin duzenlenmesi aletlerin ve makinalarin yeri, agirliklarinin ve hizlarinin tespiti gibi islerin cogu zaman ampirik olarak yapildigi gorulmektedir. Bu tur hareketler suphesiz zaman kaybina, luzumsuz kuvvet harcamaya ve gereksiz malzeme hareketine neden olur, dolayisiyla is gucu verimliligi duser. Kurulmus bir duzenin sonradan sartlara gore degistirilmesi zor ve masraflidir, bu sebeple is tezgahi daha henuz tasarim safhasinda iken ergonomik esaslara uygun olarak duzenlenmelidir. is duzeni, arac ve gereclerin boyut, agirlik ve bicimleri, o uretim yerinde calisan insan kitlesinin antropometrik ve biomekanik numerik verilerine dayandirilmalidir. Ticari amacla uretilen mallar icinde antropometrik olculer cok onemli bir konudur. Ornegin, kac numara veya hangi boyda elbise ayakkabi ya da alet uretecegimizi planlayabilmek icin, evvela bu talebin piyasalarda hangi boydaki, agirliktaki...vb tuketicilerden geldigini bilmemiz gerekir. Bu calisma ve arastirmalar icin istatistiki metodlar bize buyuk kolayliklar saglar. ANTROPOMETRiK VERiLER: Antropometri Yunanca Antrops (insan) ve Metikos (Olcu) sozcuklerinden olusan ve insan vucudunun olculerini konu edinen bir bilim dalidir. insanlar tarafindan kullanilmak uzere tasarlanan objelerin olculeri insan olculeriyle ilgilidir. insana yakin cevrenin tasarlanmasi, insan vucudunun strukturunu, olculerini ve hareketlerinin sinirlarini bilmeyi gerektirir insan vucuduna ait cesitli organlarin olculerini elde ederken bu olculerin cesitli topluluklar, meslekler, yas ve cinse gore farkli oluslarini, etkileyen etmenlerin arastirilmasi da antropometrinin arastirma konulari arasina girer. Bunlar iki turdur, kemik uzunluklari ve mafsallar arasi uzunluklar. Bu veriler biomekanik esaslara dayali olarak kisinin maksimum uzanma imkanini ve normal durus eksenine gore vucut hareketli uzuvlarinin ulasabilecegi alanlari belirler. Antropometrik Verilerden Yararlanma: Mafsal hareketlerinin maksimal alan genislikleri olculebildigi icin bilinmektedir. Ancak, bu durum yasa, yetiskinlige gore degismekte oldugundan, ayrica montaj masasindan (is yerinden) uzak noktalardaki is hareketleri ile mafsal hareketleri arasinda yakin iliski bulunmadigindan soz konusu olculer uygulamada fazla kullanilamaz. Cogu kez is yeri duzenlemelerine konfor acisindan bakildigi icin is yerleri ve burolarda biraz genislik aranir. Bu nedenle icinde calisilan bir mekanin kol veya bacak uzunluklarina gore hassas bir sekilde hesaplanmasi cogu defa teorik duzeyde kalir. Bu nedenle mekan duzenlemeleri yapilirken genel olarak ana kas gruplarini rahat ettirecek yan onlarin fazla gerilmesine kasilmasina sebebiyet vermeyecek , sinir ve kas basincini arttirmayacak dolayisi ile kisi uzerinde yorgunluk ve agri yaratmayacak olcu ve sinirlar icinde kalinmaya calisilir. Bu konuda arastirma yapan Rebiffe oturarak calisma durumunun konfor sartlarini incelemis, oturma yerinin mafsal hareketlerini engellemeyecek sekilde genis ve rahat olmasi, ayaklarinin baldira ve baldirin da vucudun esas ust kismina rahat destek saglayacak sekilde durmasi gerektigini belirlemistir. Antropometrik degerler ait olduklari toplumun cinsiyet farkliliklari, yas ve toplum ozelliklerine baglidir. Ayrica toplumlari olusturan insanlarin antropometrik olculeri de cok farkli oldugundan kisilerin tek tek olculerinin tespiti hem zor ve hem de bilimsel acidan bir anlam tasimaz. Bu bakimdan sonuclari istatistiki bir sekilde tespit ve yorumlamak gerekir. Bunun icin de genel olarak en kucuklerin %5’i ve en buyuklerin %5’i disarida birakilacak ana kitleyi %90 kapsayan varyasyonlarin indice degerleri dikkate almak gerekir. Pratikte bir is yeri dizayni yapilirken o is yeri planina gore orantili olarak kucultulmus bir maket yapilir ve icine kucultulmus genelde uc boyutta (buyuk, orta, kucuk) hazirlanan mankenlerden yararlanilir. Ancak mankenler kullanilarak yapilan etut o isin biomekanik zorluklari ve ozellikleri hakkinda tam bir bilgi veremez. Bu nedenle is alanlarinin boyutsal sorunlari, is yer sartlari ve o ise ait is etudleri sile birlikte yapilirsa konu daha hassas ve gercekci olarak cozumlenmis olur. Rebiffe’ in bu konuda yaptigi calismalar sonucunda once iscinin en onemli is sartlarinin duzenlenmesini hedef alan yeni bir met od gelistirilmistir. Rebiffe’ ye gore is yeri duzenlenmesine ilk olarak gorus sartlari ve gozun is karsisindaki bakis acisi belirlenmeli, ikinci olarak cesitli eklemlerin boylari ve birbirine destek olacak sekilde en uygun durus sekli duzenlenmeli, daha sonra iscinin rahat calismasini saglamak icin oturma yeri ve is tezgahi kumanda aletlerinin yerleri gibi araclarin sekil ve yerleri belirlenmelidir. Atolyelerin, calisma yerlerinin, makinalarin, aletlerin, kumanda tertibatlarinin boyutsal sorunlarinin tasarimi ve duzenlenmesi icin cok cesitli standart ve doneler gelistirilmistir. Ã?artlari iyi belirlenmis bazi rutin islerde bu standart olculerden kolaylikla yararlanilir., komplike islerde ise boyutsal konularda cesitli uyumsuzluklar olabilir. Bu sebeple bu gibi durumlarda isin karakteristigine uygun gerekli degisiklikler yapilarak uyum saglamaya calisilmalidir. ETKiN CALIÃ?MA ALANI OLC?LERi: Etkin calisma alani vucut hareketli organlari ile yogun olarak calisabilen alan olarak tarif edilir.Boyutlar biraz yukaridaki olculere nazaran daha az belirgindir. Bu olculer iscinin normal is duzeyini, sandalye, tezgah ve ya masasinin yuksekligini, kumanda tablosu ve dugmelerinin mesafelerini alet ve malzemelerin yerlerini..vb. belirleme bakimindan onemlidir. Soz konusu yogun ve en etkin calisma alanina ait bu olculer, her isci ve isin ozelligine ve iscinin kullanacagi ekipmana(alet, eldiven, kask, emniyet ayakkabisi)gore ayarlanmalidir. Vucudun hareketli organlarinin uzunluklarinin sahistan sahisa farkli oldugu gibi, ayni sahsin vucut olculeri de zamanla degisir.Bu farkliliklarin istatistiki metodlarla belirtilmesi gerekir. Bir toplumun antropometrik karakteristiklerini belirleyebilmek icin istatistiki yontemlerle numune alma ve olcme son derece onemlidir. Antropometrik degerlerin temel karakteristikleri su sekilde belirlenir, Toplumun antropometrik olculeri Gauss egrisine gore dagilir. Boylece ele alinan her degerin, bu ortalama dagilim degerleri arasindaki yeri belirlenebilir. Vucut hareketli parcalarina ait cesitli olculer arasinda korelasyon katsayisi cok azdir. Bu sebeple ornegin vucudunun ust kisminin uzunlugu bilinene bir kimsenin genelde ayak, kol, baldir gibi diger hareketli organlarinin boyu da hesaplanabilir. Butun vucut olcumleri tam tamina ortalamalara uyan bir insan mevcut degildir. Degisikligin bazi nedenleri sunlardir; - Yas; insan vucudu 20-25 yasina kadar gelismesini surdurur. 35 yasindan itibaren omurgadaki deformasyon e egilmeler sebebiyle boy kisalmaya baslar.
- Cinsiyet; Kizlarda gelisim erkeklere nazaran daha erken yasta baslar fakat kisa surer. Ergin yasta erkeklerin boyu, toplam nufusta kadinlarin boy ortalamasina nazaran 12 cm daha uzundur.
- Cografi farkliliklar; isveclilerin boy ortalamasi Japonlara nazaran genelde 12 cm daha uzundur.
- Sosyal ortam; Bir cok ulkede duz isciler ile ayni yastaki talebe gruplari arasindaki boy farki talebeler lehine 6-7 cm daha uzundur.
Refah durumu; Gelismis zengin toplumlarda ortalama boyun her 15 senede 1 cm arttigi tespit edilmistir. CALIÃ?MA Ã?EKLiNiN BELiRLENMESi VE D?ZENLENMESi: Genellikle isler, ayakta ve oturarak yapilmaktadir. Yogun vucut el kol hareketi isteyen isler ayakta yapilmakta, buna karsin sakin bir el hareketi isteyen isler veya kontrol isleri oturarak yapilir. Fizyolojik olarak oturmak ayakta durmaya tercih edilmelidir. Ayakta Durarak Yapilan Calisma: Mumkun oldugunca, kullanicilarin alisilagelmis sik sik ve kisa sureli isleri ayakta durarak yapacaklari esas alinarak tasarim yapilir. Ayakta duran bir kullanicinin calisma alani oturaninki kadar sinirli degildir. Cunku ayakta duran kullanici her yone donebilir ve daha rahat ve cok durum degistirebilir. Kullanicilar gorevi yaparken fazla serbest degillerse oturarak veya ayakta-oturarak calisma yerleri tasarimlanabilir. Kullanicinin arada sirada baktiklari veya ayarladiklari bir alet yuksekligi uygun olmak sartiyla kullanicinin etrafinda her hangi bir yere yerlestirilebilir. Kullanicinin dikkatini tek bir yone yogunlasmasi gerekmedikce bu prensip uygulanmaz. - Ayakta durarak calisma seklinin bazi avantajlari sunlardir.
- Kullanicinin kollari daha cok kas kuvveti uygulayabilir ve daha genis hareketler yapabilir.
- Ayaktaki kullanici, oturan kullanicinin gorus alanina girmeyen malzemeyi gorebilir ve kullanabilir.
- Kullanici yorgunluk ve uyusmayi azaltmak icin durumunu degistirebilir. Ayakta yapilan bir cok is oturarak dayanilabilir.
- Ayaktaki kullanici daha kucuk bosluklara ihtiyac duyar. Yer tasarrufu saglar.
- Ayakta durarak yapilan islerde, calisma yuksekliginin ayarlanmasi, kisa boylu ve uzun boylu insanlar dikkate alindiginda zorluk gosterir.
Ayakta durarak yapilan islerde su rahatsizliklar gorulebilir; - Varis hastaligi.
- Damar iltihaplanmalari,
- Egri bacaklilik,
- Vucut durus hatalari ortaya cikar.
Oturarak Calisma: Oturarak yapilan islerde, “calisma yuksekligi”, “oturak yuksekligi” ve “calisma alani” calisma sirasinda rahatlik ve yorulmayi onleme bakimindan onem tasimaktadir. Calisma yuksekligi, isin turune gore degisiklik gosterir. Ayrica bakis acisi ve goz uzakligi da onemlidir. Calisma yuksekligi, calisma masasi yuksekligi ile ayni degildir. Calisilan obje, calisma masasi uzerinde bulunacagindan, calisma masasi yuksekligi daha alcaktir. Calisma yuksekligi, oturarak yapilan islerde oturaktan itibaren, ayakta yapilan islerde ise tabandan itibaren olculur. Ayaklarin da kullanildigi calisma yerlerinde, ayaklarin serbest hareket edebilmesi bakimindan bu olculerin onemi buyuktur. Oturma yeri tasariminda esas amac personelin rahatca calisabilecegi vucut dengesini saglamaktir. Bu sekilde boyun, omuz ve sirt agrilari onlenebilir. Kullanici oturma yerini bir oturusta bir saatten fazla kullanacaksa sandalyelere minder konulmalidir. Fasilali oturmalar icin mindersiz tabureler veya siralar yeterlidir. Surekli olarak kullanilacak aygitlarin duzenlenmesinde kollar dogal ve rahat bir bicimde omuzlardan sarkmali, dirseklerse calisma yuzeyi ile tatmin edici bir baglantida olmalidir. Oturma yerlerinin kol dayama yerleri bulunmalidir. Boylece dirsekler ust vucut agirligini destekler. Kol dayama yerlerinin altlari kalca ve uyluklara yer birakacak sekilde acik olmalidir. Kol dayama yerleri kullanicinin bazi gorevleri icin gerektiginde cikarilabilir olmalidir. Kullanicilarin 460 mm’ den yuksek sandalyelerde cok uzun sure veya 760 mm’ den genis calisma yuzeylerinde calismalari gerekiyorsa, ayak dayama yerleri bulunmalidir. Oturarak yapilan islerde ise su rahatsizliklarla karsilasilabilir; - Kalp ve nefes sikayetleri,
- Mide hastaliklari,
- Sirt agrilari,
- Omuz sikayetleri,
- Bacaklarda kan hareketi kusurlari ortaya cikar.
Gerek ayakta, gerek oturarak yapilan islerde vucudun cesitli zararlardan korunmasi icin devamli oturmak veya devamli ayakta durmak yerine zaman zaman ikisi arasinda degistirme yoluna gidilmelidir. FiZiKi CEVRE Ã?ARTLARI: insan, isi, ses, isik ve titresim gibi degisiklikleri olculebilen fiziki cevre sartlari icinde yasar ve calisir. Fiziki cevre sartlari belirli sinirlar icinde kaldigi surece insan bunyesi ona uyum saglar, bu sebeple ergonomist is sagligi acisindan “isitme organlarini sagirlastiran ses yogunlugu, mevzii ya da genel rahatsizlik yaratan sicak ...” gibi tehlikeli olan bazi sinirlari belirlemek zorundadir. Soz konusu cevre sartlari insanla is arasindaki iliskiyi dogrudan etkiler. Ornegin ani bir gurultu isitme organini sakatlamasa dahi insani daha yorgun hale sokar. Bu nedenle ergonomist yapilan isin ozelligine gore cevre sartlarini optimal sinirlar icinde tutmaya caba sarf etmelidir. Diger taraftan fiziki cevre sartlari calisan isciye yaptigi is hakkinda bazi gerekli bilgiler saglanmasina da yardimci olur., ornegin anormal bir isi ya da ses, makinalarin calisma durumu hakkinda isciyi uyarir., degisik bir aydinlatma duzeyi bir isin detaylarinin gorulmesine gizlenmesine ya da deformasyonuna sebebiyet verir. ISI ORTAMI: is hayatinda isin geregi olarak cok onemli isi sartlarina maruz kalan pek cok is yeri mevcuttur. Disarida (acikta) calisma, cok sicak veya soguk cografi kusaklardaki (kutuplar veya ekvator) isler, isi duzenlenmesi olmayan ya da isin geregi (soguk hava deposu veya ocak karsisinda calisma) asiri isi sartlarinda calisma zorunlulugu gibi olaylara her zaman rastlanmaktadir. Cevre sartlari calisan insan uzerinde cok onemli etkiler yaratir. Bu noktada ergonomist icin yapilmasi gereken iki onemli is vardir. Birincisi tolerans sinirlarini belirlemek ve onu gecmemek, ikincisi ise is yeri konfor sartlari diger bir ifade ile rahat calisma sartlarini duzenlemektir. is Yerinin Isi Ayar Duzeni: Isi alisverisi: insan organizmasi isi uretir ve bunun belirli bir duzeyde kalmasi icin caba sarf eder, bu nedenle isci isyeri cevre sartlari ile devamli isi alis verisi icinde bulunur. Isi alis verisi ve isi duzenlenmesi asagidaki dort sekilde olur. - Dogrudan temas yoluyla; vucut cevresi ile devamli temas halindedir. Elbiseler, ayakkabilar, aletler, kullanilan malzemeler temas yoluyla isi alisverisini etkiler,
- Konveksiyon yoluyla; vucut kendini cevreleyen hareket halindeki hava ile temas halindedir. Serbest hava ya da cilt ustunde veya cilt ile elbise arasinda kalan hava tabakasi, konveksiyon yolu ile isi alisverisini etkiler.
- Hava yoluyla; Bu tur isi transferi elektro manyetik radyasyon yolu ile olur. Her insan vucudu bu sekilde enerji alir ve enerji yayinlar. insan cildi enfraruj isinlar yoluyla buyuk oranda enerji alisverisinde bulunur.
- Buharlasma yoluyla; terleme sirsinda hasil olan buharlasan bir miktar enerjiyi beraberinde goturur. “580 kcal/1 buharlasma” sivi halde gorulen akan ter pratik olarak onemli bir isi kaybina sebep olmaz., isi alisverisini arttiran asil sebep buharlasan terdir.
Vucut isi duzen sistemi: insan organizmasi sahip oldugu dogal bir isi duzen sistemi sayesinde, cevre sartlarinin bazi sinirlar arasinda degismesi karsisinda, kendi isi uretimini duzenler bu suretle bunyemiz ve sinir sistemi merkezlerinde sabit bir isi duzeyinin korunmasi saglanmis olur. Duyu organlarimiz yoluyla ciltten alinan “sicak, soguk” uyarilari sonucu buyuk bir ihtimalle beyindeki bir hypothalamiqoue merkez harekete gecerek organizmayi yonlendirir, gerek enerji uretimini arttirarak gerek onemli kayiplari azaltarak ya da kayiplarini dengeleyerek normal vucut isisini sabit tutmaya calisir. Soguk ortamda organizma, deri altindaki kilcal damarlari daraltip isi kaybi azaltilir, cildin isisi 28 dereceye kadar iner, diger taraftan gerek iradi ve gerekse refleksler halinde cogalan titreme kas hareketleri ile vucut enerji uretmeye calisir. Sicak ortamda ise aksine kilcal damarlar genisler cilt yuzeyine dogru kan akimi olur., cevre ile isi alisverisi artar., terlemenin de yardimi ile vucut isisi normale doner. Ilik ortamda cevre il vucut isisi arasindaki denge, kilcal damarlarin basit hareketleri ile buyuk bir guc sarf edilmesi saglanir. Fiziki calisma organizmanin isi uretimini arttirir. Sicak ortamda vucudun kaybi cok sinirlidir. Bu durumda organizma calisan kaslara ve cilt yuzeyine yakin kisimlara daha cok kan sevk ederek isiyi dusurmeye calisir. Sicak ortamda kalp ve dolasim sistemi hemen devreye girerek faaliyetini arttirir. Terleme yoluyla da fazla isi atilmaya calisilir. Terleme cevre isisina, cevre rutubet derecesine ve hava cereyan hizina baglidir. Kisaca, sicak ortamda calisma durumunda kalp atislari ve vucuda pompalanan kan miktari artar, terleme artar dolayisiyla kilo kaybi meydana gelir. Vucutta tuz kaybi olur, artan isi sartlari cildi oldugu kadar vucut ic organlarini ve merkezi sinir sistemini de olumsuz etkiler. Uzun sure sicak ortamda yapilan calisma sonunda adali gucu azalir, is randimani duser, zihni faaliyet bozulur, iradi hareketler yavaslar, dikkat azalir, karar verme suresi uzar. insan icin kabul edilen tehlikeli olmaya isi sinirlari genelde her kisinin saglik durumuna, yasina ve cevreye uyum saglayabilme ozelligine baglidir. Soz konusu sinirlar asildiginda isci “isi carpmasi” tehlikesine maruz kalir.
|